11 Şubat 2013 Pazartesi

hem utangaç hem ağlak

utandığım için mi çok sevdiklerimi üzmek istemediğimden mi bilmiyorum ama ağlayamıyorum ben!
düşünün ki bu kadar duygusal olup,
bu kadar ağlak bir insan olup ağlayamamak!
çirkin mi olurum, gözlerim mi şişer, burnum mu kızarır?
yok yok öyle değil.
daha beteri,
güçsüz aciz gözükürüm diye!
ya yalnız ağlarım,
ya da tutamamışımdır kendimi (demek ki durum fenadır)

bir gün utanmadan ağladığımda her şeyin düzeleceğini umuyorum.
ne dersiniz?
düzelir mi?


 

4 Şubat 2013 Pazartesi

tahammül


desene yaş aldıkça ters orantılı gidiyor bazı konular...
hani eskiden sevmediğin yemeklere bayılmak iyi de,
bu tahammül yok mu giderek aşınan...
ahhh ah,
ne tahammüllü kızdın sen ayşekız !!


 
 

şubat sana söylüyorum mart sen anla!!

şimdik daha yeni girmemişmiydik biz bu 2013'e
ne ara 2. ay oldu ki?
su gibi geçti maaşallah...
aman aman dilimi ısırıyorum hemen !!
su gibi de geçsin gitsin zaten,

hemencik yaz gelsin.
kimsecikler üşümesin,
giyinmek kolay,
yemek içmek kolay,
günler uzun,
güneş şifa,
doğalgaz faturası da yok hem!

anlayacağın canım cicim şubat sen en iyisi mi örnek al bu ocak ayını emi!
hıp diye şıp diye bitiver tatlı kuzum.
heee bu arada sevgili kapıdan baktırıp kazma kürek yaktıran mart,
sen de kulağına küpe et bu yazdıklarımı gariiii !!