30 Aralık 2013 Pazartesi

2013


Bi baktım ki Mart ayından beri bi çizik atmamışım buraya,
Halbuki işi bıraktıktan sonra  her gün yazarım çizerim paylaşırım sanıyordum.
Ama yine evdeki hesap çarşıya uymadı işte!

2013.
Çok sevdiğim bir yıl oldu diyemiyorum ne yazık ki,
Kayıplarımız çok canımızı acıttı.
Sağlık problemlerimiz bizi yıprattı.
Özlemek kaderimizde var zaten... Yine aynı derecede üzdü sevdiklerimizden uzakta olmak.

Öyle veya böyle geçip gidiyor zaman ve yeni bir yıla giriyoruz.
2014 yılından ise bir beklentim yok şimdi ,
Sezen'in de dediği gibi...

"Gelsin bildiği gibi hayat gelsin, işimiz bu yaşamak"

21 Mart 2013 Perşembe

Ben senden önce ölmek isterim...

Ben senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen
gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın,
odanda ocağın üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun,
şeffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni görebilesin...
Fedakârlığımı anlıyorsun :
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum
yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
Ve orda beraber yaşarız
külümün içinde külün,
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasız bir torun
bizi ordan atana kadar...
Ama biz
o zamana kadar
o kadar
karışacağız
ki birbirimize,
atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse
sapında muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.

...

N. HİKMET


 

11 Şubat 2013 Pazartesi

hem utangaç hem ağlak

utandığım için mi çok sevdiklerimi üzmek istemediğimden mi bilmiyorum ama ağlayamıyorum ben!
düşünün ki bu kadar duygusal olup,
bu kadar ağlak bir insan olup ağlayamamak!
çirkin mi olurum, gözlerim mi şişer, burnum mu kızarır?
yok yok öyle değil.
daha beteri,
güçsüz aciz gözükürüm diye!
ya yalnız ağlarım,
ya da tutamamışımdır kendimi (demek ki durum fenadır)

bir gün utanmadan ağladığımda her şeyin düzeleceğini umuyorum.
ne dersiniz?
düzelir mi?


 

4 Şubat 2013 Pazartesi

tahammül


desene yaş aldıkça ters orantılı gidiyor bazı konular...
hani eskiden sevmediğin yemeklere bayılmak iyi de,
bu tahammül yok mu giderek aşınan...
ahhh ah,
ne tahammüllü kızdın sen ayşekız !!


 
 

şubat sana söylüyorum mart sen anla!!

şimdik daha yeni girmemişmiydik biz bu 2013'e
ne ara 2. ay oldu ki?
su gibi geçti maaşallah...
aman aman dilimi ısırıyorum hemen !!
su gibi de geçsin gitsin zaten,

hemencik yaz gelsin.
kimsecikler üşümesin,
giyinmek kolay,
yemek içmek kolay,
günler uzun,
güneş şifa,
doğalgaz faturası da yok hem!

anlayacağın canım cicim şubat sen en iyisi mi örnek al bu ocak ayını emi!
hıp diye şıp diye bitiver tatlı kuzum.
heee bu arada sevgili kapıdan baktırıp kazma kürek yaktıran mart,
sen de kulağına küpe et bu yazdıklarımı gariiii !!







 

17 Ocak 2013 Perşembe

kulak memesi kıvamında...

yeni bir yıl daha geldi de 16 gününü yedik bile!
zaman işte;
bi bakıyorsun -di'li geçiyor,
bi bakıyorsun -miş'li geçiyor...
ama sonuç olarak geçiyor.

20'li yaşlara kadar farkında bile olunmuyor.
bu yaşların sonuna doğru 'dankkk' ediyor!
sonra sende kendini 'ah eskiden öyleydi, vah eskiden şöyleydi' şeklinde daha evvelden çok itici bulduğun diyalogların içinde buluveriyorsun.

sonra bir farkındalık geliyor.
daha kaliteli bir hayat yaşamaya karar veriyorsun,
ailene daha çok vakit ayırman gerektiğine,
kendine daha çok özen göstermen gerektiğine,
eşine daha çok ilgi göstermen gerektiğine,
dostlarına,
evine, işine, saçına başına,
yemene, içmene,
eğitime,
sanata,
doğaya,
hobilerine...

sonra bir iki deneme
bir iki başarı, bir iki hüsran,
bir başarı, üç hüsran derken...
aynen eski haline dönüyorsun rutinde..
farkındasın yine eyvallah ama yapamıyorsun da planladığın gibi!
eyvah
daha fena,
bilmezken daha iyi idi...

olsun,
şimdi diyorum ki yeni bir yıla girdim ya oturayım bu yıl için de bir farkındalık listesi yapayım,
neler istiyorum bu yıl kendimden
ve ne kadarını yapabileceğim??

mesela bugüne kadar yapamadığım şeyleri yapmaya çalışayım bu yıl,
yarın başlayayım hemen hatta.
kurabiye yapamadım ben hiç bugüne kadar beceremedim!
böyle basitten başlayayım,
maksat harekete geçmek olsun.

bu yılın ilk derdi de belli oldu o zaman,
kulak memesi kıvamını tutturmak!