8 Haziran 2012 Cuma

İçimdeki Amelie...

Kendi kendime ne kadar normal bir hayatım var diye düşünüp düşünüp üzülmeme neden olan sıradışı kız...
Hiç tanışmadığım dostum Amelie...
Acaba O'nu tanıdığım, bir şeyler paylaştığımı biri gibi özlüyor olmam çok mu anormal?
Yoksa acaba şimdi ne yapıyordur diye düşündüğüm için ben mi anormalim?
İçimde çok benzeri olmasına rağmen, dışarıda bu kadar normal ve sıradan bir hayat sürdürmek ne kadar zor!
Hayal gücümü kontrol altına alamakta zorlanan biri oldum her zaman...
Ama o kadar normal bir çevreye sahibim ki bi şeylerin hep içerde kalması gerekti mecburen.

Şimdi özledikçe acaba bi mektup yazıp Montmartre'deki Çift Değirmene mi yollasam diye düşünüyorum...
Sonra da ya işi bırakmışsa diye üzülüyorum :(
Bu arada abarttığımı düşünebilirsin belki ama Çift Değirmen'e gitmişliğim vardır ;)
Üç gün boyunca Montmarte'de çaktırmadan kurduğum hayalleri bir bilsen, deli bile zannedersin.
Abbesses Metro istasyonundan acaba karşılaşır mıyız diye çevreme bakındığım gibi konulara hiç girmeyeyim...

Her zaman, O olamasam da öyle bir arkadaş bulabilir miyim diye bekledim durdum.
Bulamayınca da bizzat kendisiyle arkadaş olduğuma inandım ;)
Her zaman O'nun gibi bir değişim günü diledim,

Gel gelelim ki, hayatımı değiştirecek bir kolonya şişesi kapağı olmadı bu zamana kadar...

zaten ben kolonya da sevmem...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder